1.9 Almanyada’ki Türk Televizyon Kanalları

Göçün ilk dönemlerinden bu yana Almanya Türkleri, Türk medyası ile çeşitli biçimlerde ilişki içinde olmuştur. Türk medyasının Almanya Türkleri için zamanla artan önemini yansıtan en önemli göstergelerden birisi, Frankfurt kenti çevresinde kurulan matbaa ve televizyon stüdyolarına yapılan yatırımlardır. Almanya’daki Türk medyasının hemen hepsinin bu ülkede ayrı bir yazı işleri ve haber merkezi var olmakta, çoğunun bu ülkenin çeşitli kentlerinde muhabirleri düzenli olarak çalışmaktadır.
Türkiye'de yayınlanan gazetelerin 1970'li yıllardan sonra Almanya'da da basılıp dağıtılmaya başlamasıyla birlikte, haber edinme olanağı önemli ölçüde artmıştır. 1989 yılına kadar Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli işçilerin başlıca haber edinme kaynakları, Türk gazeteleri, Köln Radyosu ve yaşadıkları ülkelerin yazılı ve görsel medyasıydı.

1989 yılında ilk kez TRT INT, kablo üzerinden Avrupa ülkelerinde izlenmeye başlanmış, böylece o tarihe kadar evlerinde Alman televizyonlarını izleyerek zaman geçirmekte olan Türkiye kökenli göçmenler, yeni bir görsel yayın alternatifine sahip olmuşlardır [10]. Türkiye Araştırmalar Merkezi tarafından 1992 yılında yapılan bir araştırmaya göre, bu dönemde TRT INT en önemli haber kaynaklarından birisi haline gelmiştir. En çok izlenen programların başında ise % 82 ile haberler gelmektedir.

İlerleyen yıllarda teknolojideki gelişmelerle birlikte, çanak anten üzerinden izlenebilen Türk televizyon kanalı sayısı hızla artmaya başlamıştır. 1995 yılından itibaren Türkiye'de yayın yapan büyük özel televizyonlar da Deutsche Telekom üzerinden kablolu yayın ağına girmeyi başarmışlardır [11].
Çanak anten üzerinden Türk televizyonlarının izlenebilme imkanı, Almanya Türklerini hızla bu teknolojiye yöneltmiştir. Televizyon yayıncılığında dijital platformun gelişmesi ve internetin günlük yaşamda kullanımının da hızla artmasıyla, Almanya Türklerinin Türkiye’den haber alma olanakları, önceki dönemlere nazaran muazzam ölçüde artış göstermiştir.

Bu süre içinde Almanya'da çanak anten kullanımı hakkında ev sahipleri ve kiracılar arasında birçok mahkeme kararı da çıktı [12]. Örneğin Federal Anayasa Mahkemesi 1994 yılında verdiği "1 BvR 439/93" dosya nolu kararında, göçmenlerin "enformasyon edinme hakkını" düzenleyen Anayasa'nın 5. maddesine dayanarak, kiracıların oturdukları ev veya dairelerine çanak anten taktırabileceğini hükmederken, Yargıtay (BGH) ise dört yıl önce aldığı bir kararla, çanak anteni taktırmak isteyen kiracıların hakkını kısıtlamıştı. "VIII ZR 118/04" sayılı BGH kararının gerekçesinde, kablolu tv şebekesi üzerinden çok sayıda yabancı yayınların da izlenebileceğine vurgu yapılmıştı.
2008 nisan ayında Frankfurt Sulh Mahkemesi ise, "33 C 3540/07-31" dosya nolu kararında, Alman hukuk tarihinde ilk kez yabancı televizyon kanallarının internet üzerinden izlenebildiği ve bu sayede göçmenlerin anavatanlarıyla dilsel ve kültürel bağını koruyabilecekleri gerekçesiyle, internetteki tv yayınlarının, çanaktan alınabilecek yayınların yerine geçebileceğine işaret etti. Çanak anteni savaşında verilen bu son karara, kiracılarına çanak anteni taktırmak istemeyen ev sahiplerini sevindirirken, hukukçular, ev sahiplerinin sevincini kursaklarında bırakacak bir hatırlatmada bulundular.
Yargıtayın aldığı "VIII ZR 207/04" dosya nolu kararı hatırlatan hukukçular, "Bu karar uyarınca, çanak anteniyle ilgili her dava, ayrı ayrı görülecektir. Kablolu tv şebekesi olmasına rağmen, küçük çanak antenlerinin takılması engellenemez" deyip, internetteki tv yayınlarının enformasyon kaynağı olarak kabul edilse bile, bunun çanak takılmasına bir engel teşkil etmediğini vurgulamışdılar.

[10] Deutsch-Türkischer TV Markt: Zwischen Integration und Unpressionalität, Çicek Bacık, Philipps Universität Marburg Fachbereich Politikwissenschaften, 2007
[11] Türkische TV-Sender in Deutschland - Abschlussbericht - Vorgelegt vom Berliner Institut für Vergleichende Sozialforschung, 2005.
[12] Mahkemeden kiracıları üzecek karar, Ayhan Can, hurriyet.de, 10 Ağustos 2009